Tüm dünyada baharın gelişi için kutlanan ancak Kürt halkının yaşadığı zulme karşı bir direniş ve özgürlük bayramı olarak bayraklaştırdığı Newroz’u karşılıyoruz.
Kürt halkının direniş hafızasından gelen halk hikayesinin aktardığı gibi; zalim kralın saltanatının kendi sarayında, elinde çekici ve arkasında halk bulunan bir demirci eliyle son bulması egemenlerin baskısına kim tarafından ve nasıl son verileceğine dair önemli dersler içeriyor.
Kürt halkı, inkar edilmiş, asimilasyona tabi tutulmuş, en temel hak ve özgürlüklerinden mahrum bırakılmış, varlığına kastedilmiş bir halktır. Baskı biçim değiştirmiş, bazen derecesi değişmiş ancak hiç eksik olmamıştır.
On binlerce evladı özgürlük uğruna yaşamını yitirmiş, işkenceye uğramış, sürgün edilmiştir. Bugünün faşizm koşullarında da Kürt halkının şehirleri yakılıp, yıkılmış, kapitalist talanın hizmetine sunulmuş, gençler bodrumlarda yakılmış, belediyelere el konmuş; milletvekilleri, belediye başkanları, temsilciler hapishanelere doldurulmuştur.
Kentler işgal edebilir; yağmalayabilirler ancak halkların özgürlük mücadelesi baskıyla sona erdirilemez. Ezilenlerin birlikte ve örgütlü mücadelesiyle karşılarına çıkacak her güçlüğü yenebileceklerini biliyoruz.
Dünyanın yeni Dehaklara; faşistlere, emperyalistlere ve işbirlikçilerine kalmayacağını; direnişin, halkların emperyalizme ve faşizme karşı özgürlük, kardeşlik kavgasının galip geleceğini haykırmak Newroz’da devrimci bir görevdir.
Newroz bugün sadece Kürt halkının değil, sömürüye karşı mücadele eden, hak ve özgürlük isteyen her milletten insanın da kutladığı bir direniş bayramıdır. Kürt halkının onurlu mücadelesiyle Newroz, büyük insanlık ailesinin mücadele takviminde yerini almıştır.
Tüm ezilenlerin Dehaklara karşı Kawalaşarak mücadele edeceğinden kuşkumuz yok.
Halkların kardeşliği için, özgürlük ve eşitlik için, bağımsızlık ve demokrasi için mücadeleye ve örgütlenmeye!
Newroz piroz be!
Devrimci Hareket
21 Mart 2020